Chapter 0 - Prologue
Ben Kael. Bugün de gri bir sabah, soluk bir şehirde uyandım. Dışarısı sessizdi, ancak etraftan gelen hafif bir uğultu vardı; şehir hayatının klasik monotonluğu. Penceremin önünde yaşlı bir ağaç, yapraklarını yavaş yavaş döküyordu. Damlalar, camda çıt pıt sesler çıkararak akıyordu. Hava serindi fakat soğuk değildi. Daha çok içimi hafifçe üşüten bir serinlik vardı. Kahvemi hazırlarken mutfaktaki eski saat tik tak etmeye başladı. Saat kaç bilmiyorum, zaten hiç bakmıyorum saate. Zaman, benim için bir anlam ifade etmiyor. Dışarı çıkmadan önce saçlarımı topladım. Aynaya baktım, yüzüm yorgundu. Gözlerimde hafif bir donukluk vardı. Kendimi tanımlamam gerekirse… belki de biraz uzak, biraz sessiz biriydim. İşe gitmek için evden çıktım. Sokaklarda yürürken insanları izledim. Çoğu acele ediyordu. Telefonlarına bakıyor, kulaklıklarıyla kendi dünyalarına dalmışlardı. Ben ise yalnızca etrafı gözlemliyordum. Muhtemelen bu, onlar için yapabileceğim tek şeydi. Yolumun sonunda küçük bir kitapçı var...